Bugüne kadar yazdığım birçok yazıda hayatımızda bizi başarıya ulaştırmada kilit rol oynayan isteme sanatını ve müzakere konusunu ele aldım. 2018’de hazırladığım “Bir Yaşam İnşa Et” adlı yaşam kültürü oluşturma odaklı yazı serisinde “Hayat İsteme Sanatıdır” gibi iddialı bir başlık attığım yazı da bu konuda yazdığım ilk düşünce yazısıydı. O yazıda gençlerin hayallerine ve hedeflerine ulaşma yolunda fırsatları görebilmelerinin ve hak ettikleri imkanları stratejik bir beceriyle isteyebilmelerinin önemini anlatmıştım. Meseleler Podcast: Gençlik Dosyasının 8.bölümünde de İsteme Sanatı ve Müzakere becerisi konusunu konuştuktan sonra bu yazıda isteme sanatından ziyade “verme” sanatını ele alarak iki yıl önce yazdığım yazıya tamamlayıcı bir fikir yazısı sunmuş olmanın daha anlamlı olacağına inanıyorum. Podcast bölümünün son kısmında değindiğim, Adam Grant’ in yazmış olduğu ve yayınlandığı sırada Silikon Vadisi’ ni sallayan ve bilinenleri sorgulatan “Vermek ve Almak” kitabının ana fikrini anlatacağım.

http://batihandizdaroglu.com/bir-yasam-insa-et-hayat-isteme-sanatidir/

Vermek ve Almak kitabı, uzun zamandır kendisini ve çalışmalarını takip ettiğim  genç ve başarılı bir İşletme profesörü olan Adam Grant’ in yazmış olduğu ve New York Times Çok Satanlar Listesinde yer alan bir kitap. Adam Grant Organizasyonel Psikoloji alanına özelleşmiş çalışmalarıyla ve özellikle Facebook COO’ su Sheryl Sandberg ile beraber yaptığı Option B çalışmasıyla tanınan bir davranış bilimci, yazar ve konuşmacı. Grant, Vermek ve Almak kitabında insanların iş ve sosyal hayatlarında alıcı, dengeleyici ya da verici profillerinden birine dahil olacak şekilde davranışlar sergilediğini ifade ediyor. Alıcı, dengeleyici ve verici profiller, iş ve sosyal hayatta insanlarla olan iş, müzakere ve yardımlaşma durumlarında ne ölçüde kendilerini ve ne ölçüde karşı tarafı ve diğer insanları düşündüklerine göre belirlenen profiller.

Alıcı profili, insanlarla olan iletişimlerinde kendi çıkarlarına göre en yüksek faydayı almak için elinden geleni yaparken karşısındakinin avantaj ya da dezavantajlarını düşünmeyen insanları temsil ediyor. Örneğin, tedarikçisinin onun şirketine olan bağımlılığının farkında olup adil olmayan teklifler vererek karşı tarafın getirisini minimize ederken şirketinin tasarrufunu maksimize etmeye çalışan bir Satın Alma Uzmanı, tipik bir alıcıya örnek verilebilir. Dengeleyiciler ise dahil oldukları iş, müzakere ya da yardımlaşma durumlarında aldıkları destek ile verdikleri desteğin eşit olmasını arzu eden insanlar olup insanlara sundukları bir yardım karşılığında destek verdikleri insanlardan da zamanı gelince yardım bekleyen insanlardır.

Efsane Godfather(Baba) filminde Don Corleone “Bir gün ki o gün asla gelmeyebilir senden bir hizmet isteyeceğim o güne kadar şimdilik bunu bir hediye olarak kabul et” repliğiyle tipik bir Dengeleyiciyi temsil ediyor. Bizden bir örnek ver derseniz: Ezel dizisindeki Ramiz Dayının da bir adamına yıllar önce yaptığı bir yardımın karşılığını on yıllar sonra ona ölmeyi emrederek aldığı sahneyi izlediğinizde onun da bir dengeleyici olduğunu göreceksiniz. Dengeleyiciler de iş hayatında(ve gördüğünüz gibi gayrı meşru alemde) sıklıkla karşılaştığımız insanlardır ve alıcılara göre daha adillerdir diyebiliriz. 

Mafya aleminden verdiğim örneklerin ardından son profile geçelim: Verici profili. Vericiler,  karşılığını beklemeden, samimiyetle insanların başarılı ve mutlu olması için destek olan insanlardır. Bu insanlar, alıcılar gibi karşısındaki sömürmeden ve ondan çıkarları için maksimumu almaya çalışmadan, tabii kendi faydalarını da göz ardı etmeyerek insanlara destek olanlardır. Verici insanlar özellikle onlar için çok büyük bir maliyeti olmayan ama başkası için anlam ifade eden bir desteği sunarlar . Kısa vadede bazı insanlara göre vericiler başarısız ve “enayi” gibi gözükebilirler, ama kitap, vericilerin uzun vadede en büyük değeri üreten ve en çok başarılı olan profil olduğunu kanıtlıyor. Elbette, burada söz konusu olan “Kapı paspası” diye tabir edilen, herkese destek vermek için kendi işini ihmal edenler değil; başkası için kıymetli ve onlar için de az maliyetli olan desteği insanlara sunan insanlardır.

Vericiler çalıştıkları kurumlar, dahil oldukları sektörler ve bir parçası oldukları toplumlarda oldukça kıymetli bir pozitif kelebek etkisine öncülük ediyorlar. Grant’ in kitapta verdiği birçok örnek de vericilerin, yardım ettikleri alıcı ya da dengeleyicileri de daha çok vermeye ve sonunda verici profiline evrilmeye teşvik ettiğini ortaya koyuyor. Bu bakımdan, Verici profilindeki insanlar hem toplumda hem de iş hayatında ziyadesiyle önemli bir rol oynarken aynı zamanda imrenilen başarılara imza atıyorlar.

Peki neden alıcılar, dengeleyiciler ve vericilerden uzun uzun bahsettim? Şiddetle okumanızı tavsiye ettiğim Vermek ve Almak kitabında, vericilerin çarpanlı bir pozitif etkiyi meydana getirdiğini gördüğünüzde aslında hangi profilde olduğunuzun; yani verme ve alma konusundaki yaklaşımınızın uzun vadede ve geniş ölçekte büyük bir fark yarattığınızı anlamanızı istiyorum. Vericiler, isteme ve verme sanatını en mükemmel ölçüde icra eden insanlar olduklarından, verme sanatını öğrenme yolunda onlardan öğrenecek çok şey olduğuna inanıyorum. 


Tüm anlattıklarım ışığında iki yıl önce yazdığım “Hayat İsteme Sanatıdır” başlığını, “Hayat İsteme ve Verme Sanatıdır” olarak güncelliyorum. 

Bir yaşam inşa et adlı yazı serimi okuyarak keyifli,sistemli ve başarılı bir yaşam kültürü inşa edebilirsiniz:

Show CommentsClose Comments

Leave a comment