Birçok insan, eğitim hayatında teorik olarak ahlak, etik ve görgü kurallarına dair dersler aldığını hatırlar. Bugün düşündüğümüzde “etik”, o kadar çok farklı yorumları ve tanımları olan terimlerden biridir ki, tam olarak ne anlama geldiğini tespit etmek oldukça zordur. Özellikle de finansal kazancın değerleri iç içe geçirme eğiliminde olduğu iş uygulamaları bağlamında kullanıldığında ve bir şirketin ahlaki pusulası çıkarılmaya çalışıldığında etiği tanımlamak ve onun sınırlarını belirlemek daha da zorlaşır.

İş etiği, şirketlerin belirli bir büyüklüğe ulaştığında endişelenmeye başlaması gereken bir şey değildir; başlangıçtan itibaren tüm girişimlerin kumaşında mutlaka bulunması gereken bir ham maddedir.
Bu nedenle, etik değerler herhangi bir girişimin yapı taşları olarak düşünülmelidir. İş Etiği, bir şirketin belirli durumlarla nasıl başa çıktığını ve iç ve dış sorunları nasıl ele aldığını belirlemede kritik öneme sahiptir. Etik değerler, iş liderlerinin cazibelerden haberdar olmalarına ve iş büyüdükçe yönetim ve organizasyonu insani bir seviyede tutmaya yardımcı olur.

Bu yazıda İş Etiği 101 tarzındaki bir anlatım yerine, iş etiği ile sosyal sorumluluk arasındaki farkı, bu uygulamaların girişimlere nasıl uygulanabileceğini, bunu en iyi yapan şirketlerin benzersiz örneklerini ve girişimlerde iş etiğiyle süreç kurgulama yollarını tartışalım.

İş Etiği ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk

İş etiği, ticari bağlamlarda etik karar verme ile ilgili çok geniş bir çalışma alanıdır. Kısacası, sadece bir işletmenin sosyal yükümlülükleriyle değil, aynı zamanda çalışanlarına, müşterilerine, tedarikçilerine ve rakiplerine karşı olan yükümlülükleriyle de ilgilenir. İş etiği en çok aşağıdaki alanlarda tartışılmaktadır:

  • Dolandırıcılık ve Manipülasyon
  • Sürdürülebilirlik
  • Çeşitlilik ve Kapsayıcılık
  • Sömürü
  • Bağışlar ve Katkılar
  • Sosyal sorumluluk, iş etiği şemsiyesi altındayken, bir şirketin sosyal yükümlülüklerine daha dar bir şekilde odaklanır. Sosyal sorumluluk, şirketlerin “genel olarak topluma” ne ölçüde borçlu oldukları veya bunu ne kadar hissettikleri ile ilgilidir.
  • İş Etiği ve Sosyal Sorumluluk Girişimciler İçin Neden Önemlidir?
  • İşlerin etik açıdan kendini nasıl yürütüldüğü, özellikle günümüzde her zamankinden daha fazla başarının gidişatını değiştirebilir. Neden mi?

İş etiği ve sosyal sorumluluk genelde birlikte anılırken, ikisi arasındaki ayrım konusunda genellikle kafa karışıklığı oluşur. Özellikle de her iki terim için de yaygın olarak kabul edilen tanımların olmaması bu duruma sebep olur. Özellikle kurumsal sosyal sorumluluk (genellikle KSS olarak anılır), birçok farklı grup tarafından birçok farklı şekilde kullanılır.

Bu yazının amaçları doğrultusunda, sosyal açıdan sorumlu uygulamaların girişimlere nasıl entegre edilebileceğine dair detaylardan bahsedeceğim.

1. En İyi Yetenekleri İşe Alma

İş başarısı büyük ölçüde en iyi yetenekleri ekibe çekme gücüne bağlıdır ancak iyi çalışanlar bulmak, rekabetçi bir maaş teklif etmekten daha fazlasını ifade eder. Bu, özellikle yakında profesyonel dünyaya hakim olacak yetenek nesli Z kuşağı düşünüldüğünde daha da önemli bir hale geliyor.

Bentley Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağının yüzde 86’sının kendisini etik ve sorumlu bir şekilde yönetenlerin olduğu bir işte çalışmanın bir öncelik olarak gördüğünü ifade ediyor.

2. Çalışan Bağlılığı

Şirket çalışanları, yaptıkları işlere ek olarak bir sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olarak süreçlere dahil olduklarında duygusal anlamda da çalıştıkları şirketlere bağlılıkları artacaktır.

3. Rekabet Gücü

İş etiği ve sosyal sorumluluk söz konusu olduğunda, göz önünde bulundurulması gereken bir başka faktör de rekabetin birleşen doğasıdır. Daha fazla işletme etik uygulamaları benimsedikçe ve bunlara yatırım yaptıkça, bu alanda dikkatli davranmak önemli bir kabiliyet haline dönüşecektir. Müşteriler, bu durumda iş etiği açısından daha pozitif profilleri olan şirketleri tercih edecektir.

4. Marka Oluşturabilir veya Yıkabilir

Etik iş uygulamalarını benimsemek ve sosyal sorumluluğu uygulamak, özellikle yeni başlayanlar için marka oluşturmanın ve onun karakteristik bir konuma sahip olmasının en iyi yollarındandır. Bununla birlikte, bu uygulamaları asla yalnızca pazarlama amaçları için uygulamamalıdır.

Diğer taraftan, etik skandalları veya ahlaki ihlallerle gündeme gelmek marka itibarını derinden sarsacaktır. Bu günlerde, bir şirketin geçmişi, genel mesajlar ve mevcut personelin tümü halka açık bilgilerdir. Personellerin şirkete dair yaptıkları yorumlar bile müşterilerin karar verme süreçlerinde etkili olabilmektedir. Bu yorumlara da Google aramasında ulaşmak artık son derece mümkün. Tek başına bu nedenle, şirket etiği hiç olmadığı kadar önemlidir.

Startup’lar İş Etiğini Nasıl Uygulayabilir?

Güçlü bir etik çerçeve oluşturmak, girişimin kendisini daha yolun başında tıkanarak bulmaması için önemli bir anahtardır.

Tabii ki, bunu söylemek yapmaktan daha kolay. İşte Startup liderlerinin şirketlerine sıfırdan etik bir çerçeve oluşturmasının yedi somut yolu ve bunu yapmanın neden gerekli olduğuna dair fikirlerim.

1. Temel değerleri erkenden tanımlamak.

Temel değerler, işe alma uygulamaları, iş operasyonları, şirket kültürü ve iş stratejisi gibi konularda bilgi veren işin kalbi ve ruhudur.

Verilen her iş kararını temel değerler üzerinden filtrelemek, stratejik vizyon, insanlar ve süreçler arasında bir ahenk oluşturur.

2. İşe alma sürecine etiği entegre etmek.

İş etiğine erken odaklanmanın bir yolu, onu işe alma sürecine entegre etmektir. Şirkete kimlerin katılacağı konusunda seçici olarak, zamandan ve paradan tasarruf edilebilir. Görüşme sürecinde, adayın karar verme eğilimlerini ortaya çıkaran sorular sormak bir yöntem olabilir.

3. Bir açık alan ve hoşgörü kültürü yaratmak.

Farklı bakış açılarına ve iç yapıcı eleştirilere sahip olmak, bir startup liderinin en iyi özellikleridir. Çoğu zaman, kurucular, kendi yaratıcı vizyonlarının sıradanlığı içinde kör olabilirler. Bu duruma en çok liderlerin yanında yeni fikir üretmeyip lider tarafından üretileni beğenen, onaylayan karakterde çalışanlar sebep olur.

Bu gerçekleştiğinde, kurucular hızla gerçeklikle temasını kesebilir ve etik yönlerini de kaybedebilirler. Bir açık alan kültürü yaratmak, iç kontroller ve dengeler kurmanın iyi bir yoludur.

4. Örnek olmak.

Hepimizin bildiği gibi, eylemler kelimelerden daha yüksek sesle konuşur. Benzer şekilde liderlik davranışları da şirket kültürünü gösterir. Öğüt verilen şeyleri uygulamak, ekibin en uygun davranış alışkanlıklarını belirlemesine yardımcı olabilir.

5. Herkesin sahip olabileceği bir şey yapmak.

Temel değerlerin tanımlanması yeterli değildir. Startup’ların herkesin sahip olabileceği değerler yaratması çok önemlidir. Bu sadece iyi çalışanları erken çekmeye yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda ekibi şirket değerlerine günlük olarak gerçekten sahip çıkmaya ve bunları uygulamaya teşvik eder. Özetle iş etiği uygulamaya başlamak için basit bir kuralı uygulamak başlamak iyi bir yöntem olabilir. Örneğin iş yerinizin kuralı olarak sandalyeleri masaların içine girmiş bir şekilde bırakmak gibi bir kural olabilir ya da iş yerinde kimsenin birbiri hakkında konuşmasına izin verilmeyebilir. Daha doğru bir tabirle dedikodu yasağı başlangıç etik kuralları içinde en kolay uygulanabilecek olanıdır.

6. Yakın akranlardan veya uzak modellerden öğrenmek.

Birçok kurucu, işlerinin benzersiz kaliteye sahip olmasının liderlik değerlerinin de benzersiz olduğu anlamına geldiğini düşünerek hata yapar. Bunu yaparken büyümekte başarısız
olurlar. Aslında, Steve Jobs gibi başarılı ikonlar kendilerini diğer parlak kuruculardan sonra şekillendirdiler. Yani birilerinden ilham almak, esinlenmek özgünlüğe zarar vermek yerine en yaratıcı sonuca ulaşmayı sağlar.

7. Kurumsal karakterin kırılgan olduğunu unutmamak.

Kişisel egoya yenik düşen hareketler, kişisel ihtişam, açgözlülük ve aldatma, silinmesi zor izlenimler yaratır. Bu çizgi geçildiğinde halkın gözünde yeniden iyi bir statüye sahip olmak neredeyse imkânsız olabilir.


Show CommentsClose Comments

Leave a comment