“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. ”

Mahatma Gandhi

Alışkanlık, bilim insanlarına göre beynin enerjiden tasarruf etmek için durmaksızın yeni yollar aramakta olmasıdır. Beyin, kendi haline bırakıldığı takdirde hemen hemen her rutini alışkanlığa çevirmeye çalışacaktır, çünkü alışkanlıklar zihnimizin daha az efor harcamasını mümkün kılar.

Tanımdan da anlaşıldığı üzere alışkanlıkların temelinde beynimiz var. Bu büyük potansiyeli daha iyi anladıkça alışkanlıklarımızla oynama şansımızda artacaktır.

Tesla, Madame Curie, Steve Jobs, Elon Musk, Virginia Wolf, Einstein, Fatih Sultan Mehmet… şüphesiz birer deha ve dünya tarihinin en değerli isimleri.

Peki onları bu kadar farklı kılan ne? Yaratıcılık mı? Eğer yaratıcılıksa bizden genetik olarak da farklılıkları var mı? Bu potansiyeli nasıl harekete geçirmişler?

Bilim dünyasının incemelerine göre aslında bizlerden çok büyük farkları yok. Fakat alışkanlıklarında, tutumlarında ve davranışlarında ciddi farklılıklar var.

Onlar gibi alışkanlık kazanabilmek için öncelikle beynimizin potansiyelini keşfedelim. İki yumruk büyüklüğündeki cevizi andıran bu muazzam organ, 2.500.000 Milyon GB’lık veriye depolayabilme kapasitesine sahip. Biraz daha somut örnekle daha iyi anlayamaya çalışalım. Bugün kaydetmeye başlasa kesintisiz bir şekilde bir diziyi, bir filmi, bir yayını 300 yıl boyunca kaydededebilmesinden bahsediyoruz.. 

Her birimiz ortalama 80-100 milyar arası nörona sahibiz. Bunların 15 milyar kadarı bizim duygu, düşünce, öğrenme ve yaratıcılıkla ilgili süreçlerimizle ilgileniyor. (Enstrüman çalmak, spor, müzik, yazarlık vs.) Sahip olmak istediğiniz yetenek, uzmanlık veya alışkanlıkta kilometre yapmaya başladıkça bu hücreler öbekleşmeye başlıyor.

Uzun uğraşlar sonucunda öbekleşen bu nöronlar uzmanlaşıyor ve beynimizde konuyla ilgili bir kod çözülmüş oluyor. Hayali yazar olmak olan birini ele alalım. Yazmaya başladıkça ve bu konuda uzun süre kafa patlattıkça beynindeki hücreler önce bir araya gelir ve sonunda yazmaya dair bir kod çözülünce çok daha hızlı ve kaliteli üretim yapmaya başlayabilir.

Aslında mesele bu kadar basit fakat bir o kadar da zor. İşin özünde bolca tekrar, planlı bir program, sağlam bir iç motivasyon ve güçlü bir irade var. Bu işi kolaylaştırmak için de birçok teknik ve model mevcut.

60’lı yıllarda Mark Maltz’ın ortaya attığı “21 Gün” modeli, Malcolm Gladwell’in 10.000 Saat Kuralı, Barış Özcan’ın “Zinciri Kırma” metodu, büyüklerimizin 40 gün boyunca bir şeyi yaparsan olur tavsiyesi yüzlerce teknikten sadece birkaçı.

Şimdi gelelim yazımızın ana konusu olan ORENDA Tekniği‘ne.

Bu teknik aslında birçok metodun, modelin ve tavsiyenin sentezi. İsmine “Kazandıran Alışkanlıkları Nasıl İnşa Ederiz?” podcastimizi çekmeden 2 dakika önce karar vermiştim 🙂

Orenda, Irakualarda (Kuzey Amerika’da) gizemsel bir gücü anlatan kavrama verilen ad aslında. (Hayatıma bu kelimeyi dahil eden Akın Sarıbıyık’a da teşekkürlerimi sunuyorum.)

Yukarıda görmüş olduğunuz görselde benim ORENDA Tekniği ile günlük olarak uygulamaya çalıştığım program. Kalabalık gözükmesi sizi korkutmasın. Detaylıca incelediğinizde birçok işin aslında ciddi zaman almayan basit işler olduğunu göreceksiniz.

ORENDA Tekniği’ni karmaşıklıktan kurtarmak adına maddeler halinde aktarmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum. Şimdi gelin maddeleri detaylıca inceleyelim.

  • Gün içinde yapacağın küçük büyük tüm işleri (maddi-manevi) listene ekle. Mesela gün içerisinde yeterince su içmeyen biriysen “1 Litre Su İç” gibi bir hedef kesinlikle listende olmalı. “Ya ben zaten bunu yaparım yazmaya bile gerek yok.” deme sakın. Çünkü çok basit gördüğün küçük işleri de eklemek bu tekniğin püf noktası. Günün sonunda küçüklü büyüklü birçok işi tamamlamak seni zinde tutacak.
  • Her bir iş için en uygun zamanı seç. Seni en çok zorlayacağını düşündüğün işleri sabahın erken saatlerinde uygula ve kolaya doğru devam et. Zihinsel ve ruhsal gücünün en yüksek olduğu anı zor işlere ayırmak hem hızını arttıracak hem de günün başlangıcında bitmiş zor işler motivasyonunun taze kalmasını sağlayacak. *Uzun süren işlerini yaparken de Pomodoro Tekniği’ni kullanabilirsiniz. (25 dakikalık çalışma ve 5 dakikalık moladan oluşan 30 dakikalık bir tekniktir.)
  • Kendine söz ver! Eğer ben kendime verdiğim sözü tutamam ve çok zorlanırım diyorsan başkasına söz ver ve seni her gün kontrol etmesini sağla. Hatta sevdiğin bir arkadaşınla başlayabilirsen harika olur. Benim bu madde için kendime verdiğim söz: “Gün içerisinde listene eklediğin 14 işi bitirmeden asla uyuma!” Bu söz beni canlı tutuyor çünkü “Erken Kalkmak” listemin en önemli parçası. Bir işi aksatmak tüm taşları yerinden oynatıyor. O sebeple her parçayı canlı tutmak için hepsini belirlediğin zamanda yapmaya çalış. Gün geçtikçe daha az yorulduğunu göreceksin.
  • Ne yap, ne et 40 güne tamamla! Bazı günleri de ödül olarak boş bırak. Mesela 5 gün çalışıp bir günü tatil olarak bırakıp keyfine bakabilirsin 🙂 Son olarak hafta boyunca tüm işlerin hakkını vererek düzenli bir şekilde devam ettin fakat 8. günde işlerini tamamlayamadın diyelim. Çok zor gelecek belki ama yine başa dön. Moral bozup can yakan o his aynı hayata düşmemen için seni dirençli tutacak.

-Size alışkanlıklarınızı izleyebilme ve takip etme fırsatı verecek.

-Gün içerisinde yaklaşık 10-15 farklı işi rahatlıkla bitirebildiğinizi göreceksiniz.

-Planladığınız işlerde kilometre yapmak sizi o işin uzmanı olmaya doğru götürecek.

-Günlük hayatınızdaki küçük adımlar büyükleri için sağlam bir temel oluşturacak.

-Daha üretken ve verimli yaşamanıza yardımcı olacak. Sizi huzurlu ve mutlu hissettirmesi de cabası.

-Her gün kazanmak istediğiniz alışkanlık üzerinde %1 oranında bir çalışma yapmanız bile bir sene sonunda sizi bu alışkanlıkta 37 kat daha iyi yapacak.

ORENDA Tekniği’ni rahatça uygulayabilmeniz için görselin boş halini kaydedip dilediğinizce kullanabilirsiniz.

Hep birlikte alışkanlıkları, beynin potansiyelini ve ORENDA Tekniği’nin ne olduğu öğrendik. Çokça faydasını gördüğüm ORENDA Tekniği’nin hayatınıza değer katacağından ve 40 günün sonunda yüzünüzü güldüreceğinden çok umutluyum. Umarım çokça faydasını görürsünüz

Şimdi sıra sizde!


Show CommentsClose Comments

2 Comments

Leave a comment