Herkese Merhabalar! Şu anda Meseleler Blog’tasınız!

4 kafadar olarak her hafta bir araya gelip gençliğe değer katacak meseleleri konuşuyoruz. Bu hafta da “Verme ve İsteme Sanatı” üzerine konuştuk.

Ben de şu anki blog yazımda sizlere etkili bir eleştiri yöntemi olan “Hot Dog” yönteminden bahsedeceğim.

Hazırsanız iletişimimizi kuvvetlendirelim ve eleştirirken kırdığımız kalplerin önüne geçelim artık 😇

Hayatımız boyunca pek çok insanla iletişim kuruyoruz. Tanıdığımız insanlarla olduğu kadar tanımadığımız insanlarla da iletişime ve etkileşime geçiyoruz. İletişim sırasında vermek istediğimiz mesajı doğru verebilmek, mesajın içeriğinden bazen daha önemli olabiliyor. Yani aslında neyi söylediğimiz kadar nasıl söylediğimiz de önemli.

Aksi taktirde vermek istediğimiz mesaj karşı tarafa ulaşmıyor. Uluşsa bile yanlış anlaşılmalar sonucunda, çatışmalara ve tartışmalara hatta kırgınlıklara yol açabiliyor.

Özellikle ekip çalışmalarında işbirliğini bozan ve iletişimin yolunu tıkayan kavgalar, ayrılıklar genellikle eleştirileri ifade ederken bir taraf ya kırıcı olur bir taraf da alıngan ya da ikisi aynı anda olur.

Eleştiri yapabilmek eleştirilerle yola devam etmekse işlerin gelişmesi için olmazsa olmaz bir konu.

Peki bu durumda yapıcı eleştiri nasıl yapılır?

Ben sıklıkla eleştirilerimde Hot-Dog yöntemini kullanıyorum. Hot-Dog yönteminde asıl mesele söylemek istediğimiz şeyi direkt değil aşamalı olarak söylüyoruz.

Hot-Dog Yöntemi Nasıl Çalışır?

Hot-Dog yiyeceğini hepimiz biliriz. Altında sandviç ekmeği ortasında enfes bir sosis ve üstünde de sandviç ekmeği olan bir yiyecek. (Özellikle IKEA’da gezmeyi ve alışveriş yapmayı sevenlerin aşina olduğu bir yiyecek 😅)

Eleştiri yaparken de alta önce yumuşak zemin olan ekmeği koymak gerekir. Yani karşımızdakini eleştirmeden önce ona yumuşatıcı bir ifade, onu taltif eden bir cümle kullanabiliriz.

Ardından eleştirimizi yaparız ama geçiş esnasında önceki iltifatımızı ve olumlu yargılarımızı baltalayacak bir geçiş yapmamalıyız. “Ama, fakat, her ne kadar” gibi ifadeler olmamalı.

Sonrasında yapacağımız eleştiriyi ifade ederiz. Yani ekmeğin arasına sosisi koymuş oluruz ve ardından da üst sandviç ekmeğini koyarız yani tekrar bir iltifat, bir övgü ekleriz peşine. Böylece hem eleştirimizi yapmış oluruz hem de karşı tarafın bize sinirlenmeden kırılmadan bu eleştiriyi kabullenmesini sağlarız.

Bir örnek vermek gerekirse sinemaya gideceğimiz arkadaşımız randevu saatinden geç geldiyse sinema bitişinde onu uyarırken;

Öncelikle seninle birlikte sinema izlemek gerçekten iyi oldu. (Sandviç 1) Filme dair yorumların beni aydınlattı, buluşmaya zamanında gelmeni isterdim (Sosis), ama sinemaya yetişmeye çalışırken koşturmak ucu ucuna filmi yakalamak da baya eğlenceli oldu.(Sandviç 2)” gibi bir tarzı benimseyebiliriz.

Böylelikle hem kalpleri kırmamış hem iletmek istediğiniz mesajı aktarabilmiş hem de karşınızdaki kişi için en son akılda kalacak olan pozitif duygu ile konuyu tamamlamış oluruz

Kesinlikle işe yarıyor, deneyin!


Show CommentsClose Comments

Leave a comment