Türkiye kendi eğitim sistemini
ekonomiyle buluşturmak zorunda!

Ziya Selçuk
Milli Eğitim Bakanı

Bildiğiniz üzere Meseleler ekibi olarak üçüncü bölümümüzde Genç İşsizlik dosyasını işledik. Hepimizin genç işsizlik hakkında temel bir bilgi dağarcığı vardı -neticede dördümüz de işsiziz- ve Türkiye’deki en önemli meselelerden birisi olduğunu biliyorduk ancak araştırmaya ve detaylara inmeye başladığımızda beni inanılmaz bir depresif hava sarmaladı.

Bilmiyorum, belki de iktisatçı olduğum için bu kadar etkilendim.

Beni üzen ilk şey, bu kadar gündemde olan bir konu hakkında neredeyse hiçbir çalışmanın olmaması; bakanlıklarca hazırlanan kamuoyuyla paylaşılmış genç işsizliği hakkında herhangi bir stratejik belgeye ulaşamadım, akademik çalışma olarak sadece birkaç anket ve veri çıktısıyla karşılaştım. Gençlik ve Spor Bakanlığının çalışmaları oldukça yetersiz ve gençlerin işsizlik sorunuyla mücadele konusunda politikaları veya projeleri yok. Geri kalan kaynaklarsa medyada ve Youtube’daki birkaç belgeselden ibaret. Yayında da değinmiştim; genç işsizlik vikipedi içeriğinin bile Türkçe sayfası hala yok!

Bir kere daha gördüm ki Türkiye’deki birçok derin meselede olduğu üzere, genç işsizliğinde de yapılan tartışmalar yine sığ düzeyde kalıyor. Tüm bu karanlık tabloya rağmen karşılaştığım en güzel ve faydalı olacağından gerçekten emin olduğum somut proje Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2018 yılında başlatmış olduğu “iş garantili meslek liseleri” çalışması oldu.

Benim çevremde “meslek lisesi” ismini duyduğunda aklında pozitif görüntüler oluşan kimse yok; İngilizcesi “vocational education” olan ve Batı’da sanayi, hizmet ve hatta tarım sektörlerine kaliteli yetişmiş eleman yani tekniker yetiştiren bu okullar maalesef Türkiye’de uzun bir süredir ana hedeflerinden kopmuş durumdalar.

Meslek lisesi dendiğinde aklımıza en düşük puanlı, en yaramaz öğrencilerin bulunduğu, derslerin işlenmediği, potansiyel işsiz yetiştiren, kavganın bir gün bile eksik kalmadığı, lise yerleştirme sınavlarında en alt sıralarda olan ve Arka Sıradakiler dizisiyle de adeta ölümsüzleştirilen, uzak durulması gereken liseler aklımıza geliyor.

Bu yazıda meslek liselerinin neden ve nasıl bu olumsuz imajı elde ettiğine girmeyeceğim ama böyle bir çalışmanın da oldukça değerli olduğunu kenara not edeyim. Bugüüüün meslek liseleriniiiin geleceğiniii konuşacağızz..

İş Garantili Meslek Liseleri

Ziya Selçuk’un da dediği üzere Türkiye’de ekonomi/reel sektör ile eğitim sistemi buluşmak zorunda; yayınımızda da genç işsizlikle mücadelenin en güçlü adımının bu yöntem olacağını söylemiştik.

2018’den beri Türkiye’de tematik ve sektör ihtiyaçlarına göre bizzat sektör temsilcileriyle beraber yeni teknik liseler açılıyor; benim en çok ilgimi çekenler ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, TUSAŞ Şehit Hakan Gülşen Mesleki ve Teknik Lisesi, İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Uçak Bakım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi.

Liste devam ediyor ve özel sektör ile kurulan bu bağ sayesinde Türkiye’de piyasanın değişen ihtiyaçlarını daha net ve dinamik bir şekilde görebiliyoruz. Mesela, Türkiye’de çim sektöründe çok ciddi bir yetişmiş tekniker ihtiyacı varmış ve sadece bu çim teknolojisiyle alakalı bir yeni meslek lisesi açılacakmış. Ayrıca, savunma sanayinde, mikro-mekanikte, yenilenebilir enerjide ve tarımda çok ciddi insan kaynağı açığı mevcutmuş.

Yeni nesil tematik meslek liselerinin Türkiye’de genç işsizlik sorunu noktasında gerçekleştirilen en somut ve ümit vadeden proje olduğunu düşünüyorum. Özellikle de okul yönetimlerinde şirketlerden/sektörden de temsilcilerin olması kontenjan ve teknik müfredat gibi önemli konuların belirlenmesinde ciddi bir katkı sağlayacaktır.

MEB ve piyasanın karşılıklı olarak, açılan bu yeni liselerin takibini -akademik başarı, teknik yetenek ve kalite, mezuniyet- çok iyi bir şekilde yapması gerekiyor. Bu liselerin sayısı arttıkça niteliği azalmamalı (sosyal bilimler liselerinde olduğu üzere) ve MEB’in açılan yeni liselere uygun yetişmiş öğretmen kadrosunu da hazırlaması gerekiyor

Son notlar olaraksa; Türkiye’de şuan mevcut 3792 meslek lisesi bulunmakta. Her ne kadar açılan tematik liseler çok değerli olsa da bir yandan da geri kalan binlerce okulun hem kalitesi hem imajı ivedi bir şekilde düzeltilmeli. Arz fazlası olan bölümler kapatılmalı ve kademeli olarak yüksek niteklikli sektörlere geçiş sağlanmalı. Eskiden ismi oldukça itici olan düz liseler vardı ama hepsinin adı artık değişti, gerekirse meslek liselerinin de adı değiştirilmeli ve yeni bir imaja kavuşmalı.

Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunu temsil eden ISO500’deki birçok şirket bizzat fabrikalarının içerisinde yeni tematik liseler açabilir ve sadece 4 yıllık zaman diliminde oldukça kaliteli insan kaynağına ulaşabilir. Aynı şekilde öğrenciler de iş garantisi ve 18 yaşında maaş kazanabilme imkanlarından ötürü bu okullara taleplerini artıracak ve meslek liselerinin yüzdelik dilimi Türkiye’de artacaktır, hatta artmaya başladı bile.

Aselsan Mesleki ve Teknik Lisesi 2019 yılında 0,46’lık dilimden öğrenci alabildi-bu başarı meslek liseleri tarihinde bir rekordu.

Doğru adımların atılmaya devam etmesi ve başarıların devamının gelmesi dileğiyle..


Kaynaklar:
https://mtegm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2017_07/27163808_tematik_okul.pdf
https://www.yenisafak.com/ekonomi/is-garantili-meslek-liseleri-3523530
https://www.arkitera.com/proje/ozel-iaosb-nedim-uysal-mesleki-ve-teknik-anadolu-lisesi/

Kapak Fotoğrafı:
Gebze Ali Nuri Çolakoğlu Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi

Show CommentsClose Comments

Leave a comment