Günümüz iş dünyası Z kuşağı ile karşı kaşıya. X kuşağının deneyimli yöneticileri ve Y Kuşağının genç profesyonellerinden sonra “Z kuşağı” da iş hayatına atılıyor. Diğer kuşaklardan farklı beklentilere ve öğrenme biçimlerine sahip olan bu yeni kuşak, dijital süreçlere de son derece hakim olmalarıyla şirketleri de dönüştürecek şüphesiz.

Bazı bilim adamlarına göre Z Kuşağı 1995’ten sonra, bazılarına göre ise 2000’ten sonra başlıyor. İkinci görüşü kabul edersek; bu gençlerin en büyüğü artık 20 yaşında. Staj imkanlarıyla çalışma hayatına atılan Z’ler birkaç yıla kadar üniversitelerinden mezun olup iş hayatının dinamiklerini değiştirecek.

Microsoft’un bir araştırmasına göre 2025 yılı itibariyle global işgücünün yüzde 75’i 35 yaş altı çalışanlardan oluşacak. Online istatistik portalı Statista’nın verilerine göre ise 2020 itibariyle global işgücünün yüzde 6’sını baby boomer’lar (54-72 yaş), yüzde 35’ini x kuşağı (38-52 yaş), yüzde 35’ini millennial da denilen Y Kuşağı (24-38 yaş) ve yüzde 24’ünü Z kuşağı oluşturacak.

Türkiye’de neredeyse 20 milyona ulaşan bu kuşağı anlamak şirketler için büyük önem taşıyor. 

Araştırmacılar Z kuşağının kendinden önce gelen Y kuşağına göre çok farklı olduğunu düşünüyor. Bu konuda yapılan çalışmalara göre Z kuşağının yüzde 37’si kendi şirketini kurmak istiyor, yüzde 19’u esnek çalışmaya çok önem veriyor.

İnsan kaynakları firması Randstad’ın 2016 yılında 4 bin Y ve Z kuşağı temsilcisinin katılımıyla yaptığı araştırma bu gençlerin işyerinde iletişim ve işbirliğine çok önem verdiğini ortaya koyuyor.

Birçok İK uzmanı da Z kuşağının iş dünyasından beklentilerini;

  • şeffaflık,
  • etik,
  • fırsat eşitliği,
  • kendini özgürce ifade edebilme ve
  • hiyerarşiden uzak durma olarak tanımlıyor.

Z kuşağının detaylarda boğulmama, sonuca odaklanma ve kompakt düşünme yeteneklerinin iş hayatında yararlı olacağını vurgulayan uzmanlar, takdir kavramını yeni kuşaklarla iletişimde daha sık kullanmak gerektiğini aktarıyor.

Hızlı öğrenen ve gelişim gösteren kişilerden oluşan Z kuşağı, teknoloji içerisine doğduğu için tüm gelişmelerle de yakından ilgili. Bilginin ve zamanın hızına çok kolay adapte olabilen bu bireyler, çalışırken eğlenmenin ve sürekli öğrenmenin peşinde. 

Geçmişteki azla yetinmeyi bilen ve otoriteyi sorgusuz sualsiz kabul eden çalışanların yerine bilgili, azla yetinmeyen, her şeyi sorgulayan, beklentileri ve ihtiyaçları bitmeyen ve kendine zaman ayırmayı önemli bulan bir nesil Z kuşağı.

Başarısının, çalıştığı saatten çok yaptığı ve ortaya çıkardığı işler ile değerlendirilmesini talep ediyor.

Z kuşağı için maddi tatmin kadar manevi tatmin de oldukça önemli. Büyük ve küresel firmalar bu anlayışla harekete geçerek ofis ortamlarını yeniden dizayn etmeye başlıyor.

Kısaca Z kuşağı dijital süreçlere son derece hâkim olmalarıyla iş hayatının dinamiklerini değiştirecek.

Bu kuşağı karşılamaya (yani bizi) gerçekten hazır mısınız?


Show CommentsClose Comments

Leave a comment