Meseleler Podcast: Gençlik Dosyası’nın 7.bölümünde Türkiye’yi yakından ilginlendiren önemli bir konuyu yani “Göç” meselesini masaya yatırdık.

“Bir İdeal Uğruna Değer mi?- Yurt dışına göç etmek ya da etmemek?” başlığıyla son zamanlarda gençler arasında giderek daha fazla rağbet gören yurt dışına göç etmek ve hayatını yabancı ülkelerde kurmak/devam ettirmek konusunu ele aldık.

Şimdi gelin hep birlikte önce beyin göçünü tanımlayalım sonrasında biraz derinlere inip resmi verileri irdeleyelim, temel nedenlerini inceleyelip neler yapabiliriz diye kafa yoralım.

İyi eğitim görmüş,  kalifiye ve yetenekli  iş gücünün (yani vatandaşın) yetişmiş olduğu az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkesinden gelişmiş başka bir ülkeye en verimli olduğu dönemde çalışmak veya araştırmak yapmak için göç etmesine beyin göçü denir.

Ellerindeki sınırlı kaynaklarla yetiştirdikleri değerli beyinleri kaybeden az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin beyin göçü vermesiyle gelişimleri daha da yavaşlarken, göç edilen gelişmiş ülkelerin gelişim hızları da ona paralel olarak artmakta.

Hatta bu göçlerin ülkelerin arasındaki farkın daha da açılmasına sebep olmakta. 

Türkiye ekonomisi her geçen yıl daha da artan beyin göçü sebebiyle son 10 yılda 230.000.000.000 Dolar kaybetti. 

Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre bir göçmen beyin göçü yaptığı zaman ülkesine aşağı yukarı 30.000 Dolar’a mal olurken bu miktar yüksek kalitede zihin mesaisi yapan çalışanlarda 160.000 Dolar’a kadar çıkmakta. 

YÖK’ün hazırladığı bir rapora göre 24.000’i Almanya’da, 15.000’i Amerika’da olmak üzere  50.000’den fazla Türk lisans veya yüksek lisans eğitimi görmekte ve bununla beraber Türkiye yurtdışına en çok öğrenci gönderen ülkeler arasında 11. ülke konumunda.

TÜSİAD’ın raporlarına göre Türk öğrencileri ABD ekonomisine yılda 824 Milyon Dolar katkı sağlamakta. Kısaca beyin göçü alan gelişmiş ülkeler ailelerin ve ülkelerin birçok maddi ve manevi emek harcayarak yetiştirdiği bu kaliteli gençleri çeşitli stratejilerle ülkesine getirip yararlanmakta.

Şimdi bu soruna Türkiye perspektifinden bakacak olursak “Beyin Göçü”nü 5 farklı nedene bağlayabiliriz.

1- Politik Nedenler 

Ülkemizdeki siyasal istikrarsızlığın en gözle görülür örneği 2016 yılında Darbe Girişimi ve OHAL sonrasında yaşanmıştır. Sadece 2016 Temmuz ve Ağustos aylarında İngiltere’ye yapılan sığınmacı başvuruları  önceki yıllara göre 3 kat, Almanya’ya yapılam başvuru sayısı ise 6 kat artmıştır.

2- Bilim ve Teknoloji Politikalarındaki Yanlışlıklar

TÜİK verilerine göre ülkemizde AR-GE harcamalarına yapılan GSMH’ya oranı 2000 yılında %0.32 iken,  2010 yılına gelindiğinde ancak %0.63’e çıkabilmiş. Diğer ülkelerin gelişimlerinin yanında bizim kat ettiğimiz bu yol maalesef iç açıcı değil. TÜBİTAK’tan kabul alamayıp en prestijli üniversitelerden kabul alan hatta ödül alan proje sayıları da her geçen gün artıyor.

3- Eğitim Sistemindeki Çözülmeler

Ulusal gelirden eğitime aktarılan payın dünya ortalaması %5.2 iken Türkiye’de yalnızca %2.2’dir.  OECD verilerine göre de 38 ülke arasında en az eğitim harcaması yapan 4. ülke olduk. Bu harcama verilerinin yanına eğitim sistemimizdeki fırsat eşitsizliği ve Milli Eğitim’deki kalıcı politika yokluğu da rahatlıkla eklenebilir. 

4- Yabancı Dilde Eğitim

Yabancı dildeki eğitimin önemi elbette ki yadsınamaz. Fakat bu eğitim özellikle beyin göçünde katalizör görevi görüyor. Özellikle Batı’ya insan kaynağı üretmeye günbegün yardımcı oluyor.

5-Ekonomik Nedenler

İnsan hayatı boyunca emek verdiği şeyin karşılığını almak ister. Bulunduğu yani yaşadığı yerde alamayınca alabileceği farklı bir ülkede  yaşamak ister. Ülkemizdeki düşük maaşlar, yüksek vergi oranları ve ekonomik istikrarsızlıkta dolayı gençlerin gelecek endişesi yaşaması beyin göçünün en büyük nedenidir. 


En önemli 5 nedeni sıraladıktan sonra şimdi gelin hep birlikte beyin göçünün sektörlere göre dağılımına bakalım.

  • Grafiklerde en büyük alanı %28.4’le IT yani Bilişim Teknolojileri sektörüne ait. Bu sektördeki göçlerin çoğunluğu öncelikli olarak Almanya, sonrasında ABD, İngiltere ve Hollanda’ya oluyor.
  • Ardından mühendislik sektörünün de %14.1 paylı grafikte önemli bir yere sahip.  Yine IT sektöründe olduğu Almanya, İngiltere, ABD ve Hollanda beyin göçüyle beslediğimiz ülkeler arasındaki sıralarını koruyor.
  • Son olarak %9.8’lik bir oranla Akademi sektörü geliyor. Yani yurt dışına gönderdiğimiz bilim insanlarının payı dikkat çekiyor. Özellikle son dönemlerdeki siyaset ve iş hayatındaki dengesizliklerden ötürü bu rakamlar giderek artıyor.

 
İngiltere merkezli CARA ( Council for At-Risk Academics) direktörü Stephen Wordsworth kurumunun başvuru sayılarının geçen yıllara göre %300 arttığını ve bu başvuruların büyük çoğunluğunun geldiği de belirtiyor.

Güney Afrika merkezli NWW (New World Wealth) milyoner göçü 2018 raporuna göre geçtiğimiz yıl 95.000 milyoner yaşadığı ülkeleri terk etti. 2017’de bu rakam 82.000, 2016’da ise 64.000’di. Fakat biz gelelim bu raporun bizi ilgilendiren kısmına. 

Verilere bakıldığında en fazla milyoneri kaybeden ülke 10.000 kişi ile Çin, ardından 7.000 kişi ile Hindistan ve 3. sırada 6000 kişi ile Türkiye var.
Nüfusa oranla bir sıralama yapacak olursa açık ara farklı 1.liği ülkemiz yani Türkiye alıyor maalesef.

Bu oranların ardındaki en büyük sebepleri ülkemizdeki yaşanan politik ve ekonomik kaygıların insanımızda yarattığı “Gelecek Kaygısı”ndan kaynaklandığı söylenebilir.

Peki bu beyin göçünü nasıl tersine çevirebiliriz?

  • En önemli yatırım eğitilmiş insana yapılmalı.AR-GE’deki altyapıya ve yetişmiş beyinlere gösterilecek önem ve değerle başarmamız mümkün görünüyor.
  • Samimi olmak, tutarlı olmak ve gelişime uygun kitle kültürü yaratabilmemiz gerekiyor.
  •  Ayrımcılığın giderek arttığı bu dönemlerde BİZ paradigmasını yaymak ve kültürümüze bağlayabilmemiz lazım.
  • Medeniyet olarak yaptığımız katkıları dünyaya ispat edebilmemiz gerekiyor. Ama öncesinden bunu kendi vatandaşımıza anlatmamız gerekiyor. Özellikle de yurt dışındaki insanlarımıza. Çünkü diğer kültürlere bu katkıyı ifade edebilmek en değerli adım. 

Ülke olarak daha fazla aydınlık beyni kaybetmeyi göze alamayız, almamalıyız.  Kısaca bir an evvel değişmek ve değiştirmek gerekiyor.


Show CommentsClose Comments

Leave a comment