Meseleler Podcast: Gençlik Dosyasının başlangıcını Alışkanlıklar konusunu ele aldığımız bölümle yapmıştık. Ekip olarak yaptığımız bütün işlerde ve kendi bireysel hayatlarımızda ve çalışmalarımızda alışkanlıkların hayatımıza yön verme etkisinin bilincinde olduğumuzdan açılışımızın böylesine önemli gördüğümüz konudaki bir bölümle yapılmasına karar vermiştik. Üzerine bol okumalar yaptıktan sonra kaydını gerçekleştirdiğimiz podcast bölümümüzün, konunun oldukça detaylı biçimde ele alındığı bir referans kaynağı ve alışkanlık rehberi olacak nitelikte olduğunu düşünüyoruz. Podcast bölümünde her birimiz “alışkanlıklar” meselesinin bambaşka yönlerini ve boyutlarını inceleyip paylaştığımız için bölümde aktardığımız konuları daha detaylı bilgi ve fikir sunacak yazılarla desteklemek istedik. Yine bölümün sonunda, alışkanlık hakkında o kadar nutuk attıktan sonra “hodri meydan” diyerek, dinleyiciler huzurunda meydan okuma kıvamında bir alışkanlık oluşturma sözü verdik. Sözünü verdiğimiz bu alışkanlık, meseleler.blog için her hafta birer yazı yazmaktı. Verdiği sözü tutan aslan parçası ben de, kolları sıvadım ve yazımı yazmaya başladım. İlklerin insanı olduğumu bildiğiniz ya da zamanla öğreneceğiniz için de doğal olarak sözünü ilk tutan ekip üyesi olduğumu belirtmek isterim 🙂

Meseleler fikrinin diğer paydaşları olan arkadaşlarımın yazacağı yazılar ile birlikte bu yazı ve podcast bölümümüzün, bir bütün olarak detaylı bir alışkanlıklar rehberi olacağına inanıyoruz. Bu yazımda, podcast bölümünde aktardığım bakış açıları ve alt konuları paylaşmak istiyorum. Alışkanlık meselesinin ne olduğu, yaygın iyi ve kötü alışkanlıklar, alışkanlıkların anatomisi – oluşma sistemleri ve irade ve telkinin alışkanlıklardaki rolü konularını ele aldıktan sonra son olarak yazdıklarımın ışığında sizlerin hayatında uygulayabileceği bir alışkanlıkları oluşturma ve kontrol etme rehberi sunacağım. 

Nedir Bu Alışkanlık?

Alışkanlık, hayatın tam içinden bir gerçeklik olarak hepimizin anlamını bildiği bir kavram olsa da mutabık olacağımız bir tanım sunmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Alışkanlıklar, uzun zaman boyunca sürekli tekrar edildikten sonra rutin haline gelip bilinçaltının kontrolünde gerçekleşen davranışlardır. Her sabah kalktıktan sonra elimizi yüzümüzü yıkamamız ya da ilk olarak mesaj gelip gelmediğine bakmak için telefonu kontrol etmemiz(bu alışkanlığa sahipseniz kurtulmaya bakın) tipik ve yaygın görülen basit alışkanlıklardır. Konuları ve kavramları gençlik odağında ele aldığımız için yine yaygın kötü alışkanlıklara gün içinde onlarca defa telefonumuzu kontrol etmeyi, planlar yapıp uymamayı ya da çalışmayı erteleyip son güne bırakmayı örnek olarak verebiliriz. Alışkanlıklar yalnızca kötü olmayıp iyi nitelikte de olabileceğinden birkaç yayın iyi alışkanlık örneği verelim. Sabahları erken kalkıp güne erken başlamak, güne sporla başlamak, gün içinde bol bol kitap okumak, periyodik olarak insanlara yardım etmek ve çok/verimli çalışmayı rutin hale getirmek iyi ve başarılı/mutlu insanlarda gördüğümüz yaygın alışkanlıklardan birkaçıdır. 

Andrew Neel on Pexels

Bu kadar hayatın içinden olan ve neredeyse hayatımızın her boyutunda karşımıza çıkan alışkanlıklar meselesi üzerine pek düşünmemiş ve aksiyona geçmemiş olmak büyük bir fırsatı kaçırmak demek. İyi alışkanlıklar edinmek veya kötü alışkanlıklarımızdan kurtulmak için  bilinçli bir şekilde çaba göstermenin bir insanın yaşamında ve kariyerinde büyük değişimlerin önünü açacağına inanıyorum. Özellikle erken yaşlarda ve gençken kazanılacak iyi alışkanlıklar, bir ömür boyu başarı ve mutluluğa yol gösterecek birer rehber olabilecek nitelikte. Bu kadar basit ve gündelik olan alışkanlık meselesini düşünmeden bir kenara bırakmak, iyi alışkanlıklar kazanma ve kötü alışkanlıklardan kurtulma fırsatlarını kaçırmak anlamına geliyor. Başarılı insanların neredeyse tamamı, alışkanlıkları üzerine düşünmüş ve harekete geçmek için çocukluk ve gençlik yaşlarından adım atabilmişler.

Çok bilindik sporcular bu bağlamda iyi birer örnek olabilir. Dünyanın en iyi futbolcularından olan Christiano Ronaldo, çok çalışmayı ve tüm takım arkadaşlarından önce antrenmana gelmeyi alışkanlık haline getirdiği için icra ettiği mesleğin zirvesine çıkabilmiş. Michael Phelps, 7 yaşından itibaren kazanmak için bedenini ve zihnini yoğun çalışmalarla hazırladığı ve her yarıştan önce iyi beslenerek ve yüzlerce metre yüzme çalışması yaptığı için  dünyanın en başarılı yüzücüsü olabilmiş. Herkesin üzerine düşünebileceği ve kendi hayatında rahatlıkla göz önüne getirebileceği alışkanlıklar meselesi üzerine çalışmak pek de zor değil. Fazla enerji ve adanmışlık gerektirmeyen basit ama faydalı alışkanlıklar bile, uzun vadede hayatımıza ciddi bir başarı, faydalı bir bakış açısı ya da beceri kazandırabilir. Söz gelimi, her gün 15 dakika yeni bir dil öğrenmek için çalışmayı rutin haline getirirseniz, birkaç yıl içinde yeni bir dilde konuşup yazabilecek seviyeye gelebilirsiniz. 

Belirttiğim gibi, birçoğumuz alışkanlıklarımız üzerine fazla düşünme zahmetine girmediğimizden  alışkanlıklarımızın çoğu istemsiz ve bilinçsiz biçimde hayatımıza katılıyor. Oysaki başarılı insanların çoğu, alışkanlıklarını bir farkındalıkla oluşturuyor ve kontrol ediyorlar. Çünkü onlar, alışkanlıkların hayatı değiştirebilecek kudrette olduğunu biliyorlar. Diğer insanlar içinse iyi alışkanlıklar farkında olmadan kazandıkları birer ödül mahiyetindeyken kötü alışkanlıklar, oluşurken farkına varmadıkları bir aşamadan sonra geriye döndürülemez dezavantajlar haline geliyor. Bu nedenle, alışkanlıklarımızın üzerinde ciddi bir kontrole sahip olmak için alışkanlıkların kaynağını ve nasıl oluştuğunu anlamalıyız. 

Alışkanlıkların Kaynağı Neresi? 

Alışkanlıklar, birer karar ve davranış mekanizması sonucu oluştuğu için elbette insan beyninde temellendiği bir yer var, orası da Bazal Gangliya. Daniel Goleman’ın Odak adlı kitabı ve Charles Duhigg’in Alışkanlıklar Gücü kitabında bahsedildiği üzere beynimizde birbirinden yarı bağımsız  “aşağıdan yukarıya akıl” ve “yukarıdan aşağıya akıl” adı verilen  iki farklı akıl sistemi bulunuyor. Yukarıdan aşağıya akıl, beynin daha dış halkalarının aktif olduğu ve karmaşık problemleri çözmek için kullandığımız akıl sistemidir. Aşağıdan yukarıya akıl ise, beynimizde kökleşmiş, daha derinlerde bulunan halkaların aktif olduğu ve daha çok sezgisel, otomatik, ve dürtüsel olan akıldır. Yeni bir alışkanlık ya da davranış inşa etmeye çalıştığımızda ilk başlarda yukarıdan aşağıya akılı kullanırız ve yeterince tekrardan sonra bu davranışı aşağıdan yukarıya akılın kontrolüne bırakırız. Artık ezbere dayalı bir rutin olmuş bu davranış da beynin alt kısmında, omuriliğin hemen üstünde bulunan bazal gangliya dediğimiz yumruk büyüklüğündeki yerin kontrolüne girer. Yani, alışkanlıkların adresi bazal gangliyadır. 

Anatominin anlaşılması, alışkanların inşası sürecinde kontrol etmemizi kolaylaştıracak farkındalığın ilk katmanıdır. İkinci katman ise, alışkanlıkların nasıl oluştuğunu anlamak, yani alışkanlıkların oluşma sistemlerini keşfetmektir.

 

Alışkanlıklar, birer karar ve davranış mekanizması sonucu oluştuğu için elbette insan beyninde temellendiği bir yer var, orası da Bazal Gangliya. Daniel Goleman’ın Odak adlı kitabı ve Charles Duhigg’in Alışkanlıklar Gücü kitabında bahsedildiği üzere beynimizde birbirinden yarı bağımsız  “aşağıdan yukarıya akıl” ve “yukarıdan aşağıya akıl” adı verilen  iki farklı akıl sistemi bulunuyor. Yukarıdan aşağıya akıl, beynin daha dış halkalarının aktif olduğu ve karmaşık problemleri çözmek için kullandığımız akıl sistemidir. Aşağıdan yukarıya akıl ise, beynimizde kökleşmiş, daha derinlerde bulunan halkaların aktif olduğu ve daha çok sezgisel, otomatik, ve dürtüsel olan akıldır. Yeni bir alışkanlık ya da davranış inşa etmeye çalıştığımızda ilk başlarda yukarıdan aşağıya akılı kullanırız ve yeterince tekrardan sonra bu davranışı aşağıdan yukarıya akılın kontrolüne bırakırız. Artık ezbere dayalı bir rutin olmuş bu davranış da beynin alt kısmında, omuriliğin hemen üstünde bulunan bazal gangliya dediğimiz yumruk büyüklüğündeki yerin kontrolüne girer. Yani, alışkanlıkların adresi bazal gangliyadır. 

Anatominin anlaşılması, alışkanların inşası sürecinde kontrol etmemizi kolaylaştıracak farkındalığın ilk katmanıdır. İkinci katman ise, alışkanlıkların nasıl oluştuğunu anlamak, yani alışkanlıkların oluşma sistemlerini keşfetmektir. 

Alışkanlıklar Nasıl Oluşur? 

Charles Duhigg’in Alışkanlıkların Gücü adlı kitabı, alışkanlıklar meselesine bütüncül bakış açısı sunduğu gibi alışkanlıkların oluşma süreciyle hakkında da önemli bir sistem ortaya koyuyor. Belirtilen sisteme göre, alışkanlıkların oluşma süreci “İşaret, Rutin, ve Ödül” adını verdiğimiz bir zincirden meydana geliyor. İşaret, rutin olacak davranışın hemen öncesinde bizi o davranışı gerçekleştirmek için tetikleyen bir işaret fişeğidir. Örneğin, okuldan çıkıp eve gitmek için her gün kullandığınız yoldan geçerken duyduğunuz Playstation salonundan gelen ses, sizi FIFA oynamak için tetikleyen bir işaret olabilir. Rutin ise, alışkanlıkların merkezinde bulunan fazla sayıda tekrar sonucu kalıplaşmış davranıştır. Playstation salonundan gelen sesi duyduktan sonra sizin içeri girip FIFA oynamanız, rutin davranıştır. Ödül ise, rutin davranış sonucu elde ettiğiniz ve uğruna alışkanlığı yerine getirdiğiniz davranıştır. Eğer FIFA oynadıktan sonra maçı kazanmak ya da skor kazanmaktan mutlu oluyorsanız, ödülünüz kazanma hissiyatının kendisidir. Eğer, bir anlığına da olsa farklı bir meydan okumanın içinde yoğunlaşıp gerçek hayattan uzaklaşma hissi için oynuyorsanız, sizin ödülünüz dikkatinizin dağılması ve bir görev için çabalama hissinizdir. 

İşaret-rutin-ödül zincirini anlamak yeni bir alışkanlık oluşturmada ya da var olan bir istenmeyen alışkanlığı değiştirmede size olmazsa olmaz bir farkındalık sağlayabilir. Bu zinciri anlamak, alışkanlıkların şifresini çözmenin en önemli katmanıdır. 

Alışkanlıkların kaynağını ve nasıl oluştuğunuz anladıktan sonra yeni bir alışkanlık inşa etmek için kolları sıvadığınızda aslında bir alışkanlığı inşa etmenin o kadar kolay olmadığını fark edeceksiniz. Çünkü sizin yaptığınız tek başına bir savaşın ortasında, cephanesiz biçimde savaşmak; debisi yüksek biçimde akmakta olan bir nehrin yatağını ve yönünü değiştirmeye çalışmak olacaktır. Alışkanlıklar inşa etme ve değiştirme yolunda çabanızı pekiştiren iki önemli kavramı anlamak ve bu kavramları birer cephane olarak kullanmak işinizi kolaylaştıracaktır. Bu iki önemli kavram, nam-ı diğer iki cephane irade ve telkindir. 

İki Cephane: İrade ve Telkin

İrade, bildiğimiz anlamıyla aldığımız kararlar doğrultusunda harekete geçme ve bu hareketi sürdürebilme gücüdür. İradeli olmak da, kararlarımızı yerine getirmek için gereken adımları atabilmek demektir. Örneğin, yeni bir dil öğrenmeye karar verdiyseniz ve bu kararı gerçekleştirmek için her gün çalışmanız gerekiyorsa ruh haliniz nasıl olursa olsun masanın başına oturup çalışmanız iradenin ve iradeli olduğunuzun bir göstergesidir. Yeni bir alışkanlık kazanmak istediğinizde de sınırlı miktarda olan iradenizi bilinçli biçimde alışkanlığınız için kullanabilmeniz, alışkanlığı oluştururken karşılaştığınız zahmetleri ve zorlukları kolayca aşmanızı sağlayacaktır. Söz gelimi, çok fazla ölçüde bilgisayar oyunu oynuyor ve bu alışkanlığı değiştirmek istiyorsanız, iradenizi bu aşamaya yoğunlaştırmanız gerekmektedir. İrade, bu aşamada önemli bir kaynak ve yoldaş olan, zihinle aksiyon arasında bağı kuran güçtür. 

Credit: GettyImages

Telkin ise iyi olmasını umduğunuz ve başarmak istediğiniz hedefleriniz için bilinçaltınıza olumlu yönde mesajlar vermektir. Bir bakıma başaracağınıza ve attığınız adımların istediğiniz gibi sonuçlanacağına dair güçlü bir inanç ve hayal inşa etmeniz demektir. Telkinin etkili kullanımı ve bu kullanımın hedefler doğrultusunda gereken çalışmayla taçlandırılması, çok geniş ölçüde değişimlerin kapısını ayarlayabilecek güçtedir (Telkinin gücü ve sınırları konusunda daha derin bilgi sahibi olmak isterseniz Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim).

Bir alışkanlık inşa ettiğinizde de telkin yöntemini kullanabilirsiniz. Kendinize söz konusu alışkanlığı kazanacağınızı ve uzun süre devam ettireceğinizi telkin edip, bu alışkanlığı kazandıktan ya da değiştirdikten sonra nasıl hissedeceğinizi, hayatınızın iyi yönde nasıl değişeceğini hayal ederek de çabanızı pekiştirebilirsiniz. Dil öğrenme örneğini ele alacak olursak, çalışma rutinini oluşturma sürecinin başında çalışmaya devam ederken her gece yatmadan önce o dili hakkıyla öğrenebileceğinizi kendinize telkin ederseniz ve birkaç yıl sonrasında o dilde birçok insana ya da arkadaşlarınıza akıcı biçimde konuştuğunuzu, onların da sizi pürdikkat dinlediğini hayal ederseniz, bilinçaltınıza başarılı olacağınızı ve bu başarı için gereken çalışma rutinini kazanacağınızı telkin etmiş olursunuz. Elbette unutmamak gerekir ki, çabanın taçlandırmadığı telkin hiçbir işe yaramaz. Telkin, ancak çalışmanın yanında pekiştirici bir güç olarak kullanıldığında büyük gelişmelerin kapısını aralayacaktır. 

Peki Biz Alışkanlıkları Nasıl Kazanacağız? 

Podcastimizde konuştuklarımız ve bu yazıda aktardığım bakış açıları ve bilgiler ışığında her birimizin hayatında kullanabileceği bir “Alışkanlıklar Oluşturma ve Değiştirme Rehberi” paylaşmak faydalı olacaktır. 

1. İşaret-Rutin-Ödül zincirini Tanımlayın/ Tespit Edin. 

Yeni bir alışkanlık inşa etmek ya da değiştirmek istiyorsanız, ilk adımınız İşaret-Rutin-Ödül zincirini oluşturmak ya da tanımlamak olmalıdır. Yeni bir dil öğrenmek alışkanlığı kazanmak istediğinizi varsayalım. Rutininiz, bir platform ya da kitap üzerinde çalışmaktır. Sizi çalışmak için tetikleyecek olan işareti o dilde bir dizi, video, ya da şarkı olarak belirleyebilirsiniz. Eğer, akşam dil çalışmayı planladıysanız, o zaman diliminin hemen öncesinde söz konusu dilde çok sevdiğiniz o şarkıyı alarm olarak telefonunuza kurabilirsiniz. O şarkı çaldığında size çalışma rutininizi hatırlatacak ve sizi bu doğrultuda tetikleyecektir. Ya da okul sonrası Playstation kafede FIFA oynama örneğini ele alalım. Bu alışkanlığınızdan kurtulmak istiyorsunuz. Rutininiz, FIFA oynamak; işaret ise o kafede duyduğunuz maç sesi; ödülünüz ise skor kazanmak ya da bir meydan okumaya odaklanmanın verdiği kafa dağınıklığı hissi. Maç sesi işaretini her duyduğunuzda size aynı ödülü sunacak farklı bir rutin bulalım. Örneğin, ekranda maç oynamak yerine gerçekten gidip futbol oynayabilir, ya da bir spor salonunda spor yapabilirsiniz. Yapacağınız spor sayesinde, yine bir meydan okumaya yoğunlaşıp skor alabilirsiniz. Örneğin, durmaksızın 5 kilometre koşacağım dediğinizde, zihninizi dağıtabilecek bir meydan okuma buldunuz bile. Sadece artık, fazlasının zararlı olduğunu bildiğiniz kötü alışkanlık rutinini bozmuş oldunuz, onun yerine sağlığınıza yararlı bir aktivite koymuş oldunuz. 

2. İrade ve Telkinin Gücünden Faydalanın, Başaracağınıza İnanın

“Başaracağınıza inanın!” gibi klişe bir ifade kullanınca bir anlığına kendimi saadet zinciriyle insanları dolandıran birisi olarak hissetmedim diyemem. Ancak yazının başından beri bahsettiğim gibi, telkin/inanç çalışma ve çaba ile birleştiğinde başarının önünü açabilir. İyi alışkanlığı kazanacağınızı ve kötü alışkanlığınızdan kurtulacağınızı kendinize telkin ettiğinizde bu başarının şartları bilinçaltınızda oluşmaya başlayacak bile. Yeni alışkanlığınızla kazanacağınız başarıları ve edineceğiniz getirileri hayal ettiğinizde yeni davranışı rutin haline getirmek daha kolay olacaktır. Bu rutin haline getirme aşamasında iradenizi bilgece kullanarak zihniniz ve eyleminiz arasında güçlü bir köprü inşa edebilirsiniz. 

3. Yeni Davranışı/Eylemi Rutin Haline Gelene Dek Tekrar Ettirin. 

Belirttiğim gibi, yeni bir davranışı kalıplaşmış bir rutin haline getirmek pek zahmetsiz olmuyor. Ne olursa olsun eylemi sürekli yerine getirmek, güçlü bir davranış zinciri oluşturmak için çok önemli. “Zinciri Kırma” akımı bu bağlamda bir davranışı rutin hale getirme çabasını ifade eden çok yararlı bir hareket fikri. Siz de, yeni bir alışkanlık kazanmak için bir defalığına mahsus olsa bile rutini bozmamalısınız. Bir defalığına mahsus olarak bozulan rutin, tekrar tekrar bozulmaya açıktır. 

4. Bir Grubun Bir Parçası Olun.

Eğer tek başınıza bir alışkanlığı kazanacak ya da kötü bir alışkanlıktan kurtulacak kadar iradeli olduğunuzu düşünmüyorsanız aynı amaca sahip bir gruba dahil olarak “mahalle baskısı” etkisinden yararlanabilirsiniz. Hayatınızda muhakkak tecrübe ettiğinizi düşündüğüm bu “bir grubun parçası olarak alışkanlık kazanmak” seçeneğini yeterince iradeli olmadığınız durumlarda kullanabilirsiniz. Örneğin, uzun zamandır sürekli biçimde kitap okumadıysanız ve tekrardan düzenli kitap okuma alışkanlığı kazanmak istiyorsanız, kitap okuma halkalarına katılabilirsiniz. Bu halkalar, size kısıtlı zaman içinde bir kitabı bitirme baskısı uygulayacağından, kitap okuma eylemine geçmeniz çok daha kolay olacaktır. Hayatın birçok alanında kullanılan bu “mahalle baskısı” yöntemini de kullanmanızda fayda var. 

Bir alışkanlık, hayatı değiştirebilecek güçtedir. Hayal ettiğiniz başarılı ve mutlu hayatın inşasında alışkanlıklar, sizin en büyük destekçiniz olacaktır. 

Destekleyici İlave Okumalar/Kitaplar: 

Alışkanlıkların Gücü- Charles Duhigg

Odak – Daniel Goleman 

İrade Terbiyesi: Jules Payot

Bilinçaltının Gücü- Joseph Murphy 

Zinciri Kırma- Barış Özcan 

Show CommentsClose Comments

Leave a comment